VAE VICTIS(1)

72 yılında Romalı generaller
İsyan eden köleyi, Spartaküs’ü yendiler.
Efendiler yeniden sofralara kuruldu,
Köleler çoluk çocuk zincirlere vuruldu.
Yüklendi kutsal düzen kölelerin sırtına,
İnsancıklar takıldı rahiplerin ardına.
Kimse karşı gelemez Tanrıların emrine,
Ave Roma Barışı(2), vay mağlubun haline…
Dünyada her zaman yönetenler ve yönetilenler olmuştur ve olacaktır.
Köleler cahildir, pistir, her kötülük onlarda bulunur.
Ayak hiçbir zaman baş olamaz, 5 parmak bir değildir.

1815’te püsküllü generaller
Başlarının belası Napolyon’u yendiler. (1789 Fransız devrimi sembolü Marseillaise marşı)
Topraklar soylulara tekrar geri verildi,
Bu düzeni koruyacak ortak bir ordu kuruldu.(3)
Yüklendi kutsal düzen köylülerin sırtına,
Herkes tekrar takıldı papazların ardına…
Kimse karşı gelemez Tanrının buyruğuna,
Yaşasın imparator, vay mağlubun haline…
Dünyada her zaman yönetenler ve yönetilenler olmuştur ve olacaktır.
Köylüler cahildir, aptaldır.
Ayak hiçbir zaman baş olamaz, 5 parmak bir değildir.

1871’de paralı generaller
Paris’i işgal eden işçileri (4) ezdiler. (Dünya işçilerinin ortak marşı: Enternasyonal)
Sel gibi aktı kanlar, Sen nehrine karıştı,
Fabrikalar yeniden patronlara kavuştu.
Tekrar yüklendi düzen işçilerin sırtına,
İnsanlar tıpış tıpış rahiplerin ardına.
Kimse karşı gelemez Tanrının buyruğuna,
Selam sana kapital, vay mağlubun haline…
Dünyada her zaman yönetenler ve yönetilenler olmuştur ve olacaktır.
İşçiler cahildir, kendilerini idare edemezler.
Ayak hiçbir zaman baş olamaz, 5 parmak bir değildir.

89-90’da bir dönüşüm yaşandı,
Yıkıldı tüm duvarlar(5), savaş korkusu bitti. (Deutschland Über Alles. Alman milli marşı)
… demeye kalmadı ki gökten yağdı bombalar,(6)
İki dünya birleşmiş, faturayı kim öder? (Amerikan Milli Marşı)
Tabii, yüklendi yeni düzen üçüncünün sırtına,
Beyinler esir düştü aptal kutularına(7).
Kimse karşı gelmesin doların buyruğuna,
Hello Roma Barışı(2), vay mağlubun haline.

Yıllar sonra bakınca her şey çok açık, çok net,
Olaylar yaşanırken anlamakta marifet.
İşte böyle yavrucuğum, kanma papağanlara,
Onlar ne derse desin, yuvarlaktır bu dünya.
Onlar ne derse desin, yuvarlaktır bu dünya.(8)

(1) Vae victis: Behey mağluplar. Pön savaşlarında (MÖ 264–146) Roma’ya mağlup olan Kartacalı subaylar, gördükleri kötü muameleyi Romalı komutana şikayet ettiklerinde aldıkları yanıt. “Mağlup olmasaydın, artık hiçbir hakkın yok”.
(2) Roma Barışı (Pax Romana): Romalılar çok barışsever olduklarını söylermiş, yeter ki onlar ne istiyorsa kabul edilsin. Mizahi bir deyim olarak kullanılıyor.
(3) Ortak feodal ordu: Cumhuriyet sistemini dünyaya silah zoruyla yaymaya uğraşan Napoleon yenildikten sonra, Avusturya şansölyesi (Başbakan) Metternich’in çağrısı ile bir araya gelen feodal devletler, Cumhuriyetçi fikirler nerde boy gösterirse hemen başını ezmek üzere -Nato gibi- ortak bir askeri pakt oluşturdular.
(4) Paris Komünü: Yenilgi ile sonuçlanan Fransız- Alman savaşı sonunda 1871 yılında işçiler Paris’in yönetimini ele geçirdiler ve 2 ay kadar yönettiler. Ancak Fransız ordusu -Almanların da yardımıyla- şehri geri aldı ve komüncüleri topluca yok etti.
(5) Berlin Duvarı: Berlin’in doğusunu batısından ayıran 46 km’lik bu duvar, komünist Doğu Almanya’nın, isteyen vatandaşlarının batıya geçebileceğini ilan etmesinin ardından yıkıldı. Berlin’deki bu gelişme Avrupa’daki diğer komünist ülkelerin birbiri ardına rejim değiştirmelerinin kıvılcımı oldu.
(6) Irak Savaşı: Irak Diktatör Saddam’ın elinde kitle imha silahları bulundurduğu iddiasıyla, Irak ordusunun Kuveyt’i işgal ve ilhak etmesiyle de kendilerine meşru bir gerekçe bulan ABD ve İngiltere’nin başını çektiği koalisyon 20 Mart 2003’te başlattığı saldırı ile Bağdat’ı ele geçirdi. Saddam yakalandı ve idam edildi. Ancak kitle imha silahlarının izine rastlanmadı.
(7) Aptal kutusu (Idiots’ Box): Amerikalı aydınların, halkı aptallaştırdığı görüşü ile televizyona taktıkları ad.
(8) Galileo Galilei (1564 –1642) İtalyan astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi. Dünyanın yuvarlak olduğu ve güneşin etrafında döndüğünü savunduğu için Engizisyon’da yargılanmış ve canını kurtarmak için bu düşüncelerini inkar etmek zorunda kalmıştı. Ancak salondan çıkarken “Ben ne dersem diyeyim o yuvarlak ve dönüyor” dediği rivayet edilir.

